*İstanbul’da kalsam?



*Yaşıyoruz.

*Yaşıyoruz.



İstanbul Günlükleri 1-2-3

Zamanın durmasını istediğiniz anlar vardır. Her anını dolu dolu yaşadığınız ve hafızanıza kazımak istediğiniz anlar. Çok şükür, o günleri yaşıyorum şu sıralar sevgili okuyucu. İstanbul günlükleri dedik, o vakit yazalım bakalım. 

Birinci Gün:

  • Sabah daha hava aydınlanmadan vardığım İstanbul, geçen seferlerimle beraber daha tanıdık olmaya başlamış.
  • Birazcık uyku zarar getiriyormuş. Biraz(tam 20 dk) geç gittiğimiz filme giremem çok üzdü.
  • Filmin adı merak edenler için -kimse merak etmedi halbuki- Çöldeki İzler(Tracks) idi. 
  • Kadıköy’de yetişemediğimiz filmin ardından Moda sahiline indik. Manzarası güzeldi. 
  • Kaç tane insan biliyorsunuz ki, gözlük almak için kıta değiştirmeyi göze alsın? Artık biliyorsunuz, ben varım. :) 
  • Beşiktaş’tan gözlüğümü aldıktan sonra biraz daha oyalanıp yemek yedik. Beşiktaş’ın yokuşları neymiş öyle yahu.
  • Ardından çook uzaklara Esenyurt’a doğru yola çıktım.
  • Zincirlikuyu-Avcılar metrobüsü ve ardından dolmuş ile Esenler’e varabildim. Yaklaşık üç saat sürdü yolculuk yanlış hatırlamıyorsam.
  • Akrabalarla kalan dayımın işlerine yardımcı oldum biraz. Özlem giderdikten sonra tabii. Cumartesi günü o memlekete ben Isparta’ya dönüyorum. Teslim işleri vs. 
  • Güzel bir uyku iyi olurdu. 

İkinci Gün

  • Güneşi görmeden yola çıkmak nasıl bir şeymiş öğrendim, hatırladım yada. 
  • Yine aynı hatla (Esenyurt-Avcılar-Zincirlikuyu) gittim.
  • Zincirlikuyu’dan metroyla kardeşimi almaya Darüşafaka’ya gittim. 
  • Beraber Taksim’de güzel bir kahvaltı yaptık. İnsanın yanında sevdiği olunca hayat daha güzel. 
  • İstiklal ve Taksim’de dolaştıktan sonra Rumeli Hisarına gitmek için otobüs beklemeye başladık.
  • Bize yanlış tarif etmişler meğersem yanlış yerde otobüs bekliyormuşuz yada otobüs çok nadir geliyormuş bilmiyorum tam olarak. 
  • İyi bir şoför bizden para almadan yaklaşık 750m-1 km’lik durağa kadar bizi ücretsiz bıraktı. Böyle güzel insanlara rastlamak beni mutlu ediyor. 
  • İstanbul’da düşünceli olduğu kadar düşüncesiz, kaba insan da çok.
  • Hisarüstüne girerken beni turist zannettiler giriştekiler, yanlış bir anlaşılma oldu. Ah, maddeci dünya.
  • Hisarüstünde biraz vakit geçirdikten sonra Rumeli Hisarına doğru yola çıktık. 
  • Bir marketçi bize yola tarif etti ve sanırım biz yolu uzattık. Bunu indiğimiz yokuşları çıktığımızda fark ettik.
  • Bebek sahilinden hisara doğru yürüdük biraz. Boğaziçi üniversitesini uzaktan görmüş oldum böylece. 
  • Hisarın kenarında kedilerle beraber abur cubur yedik. Gıdım gıdım ilerleyen trafikte izleyicilerimiz çoktu. :) Hisarın altında, yeşillikte, sahile nazır, güzel güzel atıştırıyoruz işte, ne olacak. Arabalar manzarayı arada kapatsa da güzeldi o atıştırmalık. Bereketliydi birde. 
  • Hisarda çok vakit geçirdik. İki saati biraz aşkın. İnsana huzur veren, güzel bir manzarası var. Yukarıdaki iki fotoğrafta oradan.
  • Tekrar Hisarüstüne o yorucu yokuşlar ve merdiveni çıktıktan sonra vardık. Orada içimi çok acıtan bir manzarayla karşılaştım, anlatmak istemiyorum. 
  • Biraz bekledikten sonra kardeşimi tekrar okuluna bıraktım. 
  • Ardından feribotla arkadaşımın evine geçtim.(Fikirtepe çocuğuyuz herkes ayağını denk alsın.)

Üçüncü Gün

  • Yani bugün. Biraz tembellik yapma hakkımı kullanıp 12:30’da kalktım. Güzelce bir kahvaltı yaptıktan sonra Kadıköy’e indim. Arkadaşımla buluşup Sirkeci’ye geçtik. 
  • Sirkeci’de filmleri banyoya verdikten sonra biraz vakit geçirmek için Cihangir’e gittik. Bir çay içtikten sonra Sirkeci’ye gidip filmleri aldım. Birisi boşmuş. Sana söyledim mi okuyucu bilmiyorum ama aldığım bir başka makinede film hiç sarmamış. Pozlar 36’yı geçince şüphelenmiştim. Açıp bakmıştım. Bir aydan fazla emek harcadığım şey gidince o gün hayalet gibi gezdiğimi hatırlıyorum. 
  • Filmleri aldıktan sonra karşıya geçtik tekrar. 
  • Üsküdar’da Şazeli kafeye gittik arkadaşımın önerisiyle. 
  • Hiç beğenmedim. Ümmet coğrafyası kana bulanırken müslümanların nerede olduğu ortaya çıktı. Haliyle mekan güzel. Batının bar kültürüyle burası arasında pek fark yok dedim, evet. 
  • Nargile içmek bana göre değil anladım. Al bir dal camel hevesin geçsin ne zorluyorsun şartları dedim kendime.
  • Ailem evlilik konularında daha hassas olmaya başlamış. Annemin yüreğine indiriyordu babamın yaptığı şakayı devam ettirmem. 
  • Eve geçtik işte Üsküdar’dan. Şimdi de uğraşıyorum bu yazıyla yaklaşık yarım saatten fazla süredir. 
  • Bu arada dashboard’da kendi çektiğim fotoğrafı, takip ettiğim bir tema blogu sayesinde gördüm. Tevaffuk diyelim. Şimdilik 950 not almış. Bini geçsin öyle reblog edeyim. Görelim hep beraber. 
    Çok mutlu oldum buna. Meğersem bu reblog sayesinde geliyormuş beğeniler hiç farkında değilim. (Tumblr’da değil bu beğeni şeysi) 

Bugüne özel fotoğraf hazırlamadım şimdilik. Yarın ona da bakarız. 
Bence sen ne olur ne olmaz takip et instagram hesabımı.
İyi geceler okuyucu.



İstanbul günlükleri diye bir şey yazmayı planlıyorum yakın zamanda. Yorgunum şuan.Onca film arasından iki tane seçtim, akşam olan filmin ucuz biletleri bitince, aynı fiyata sahip filmler arasından sabah olanını seçtim. Aldığımız biletler saat 11’de olan film içindi. 7:30’da 9 saatlik yoldan gelip iki saat yattım. Sağolsun cumartesi sabahında kadıköy trafiği ve rexx sinemalarının çok anlayışlı(!) yöneticleri ve festival sorumlusu bir süre geç geldiğimiz için almadı. Şu ana kadar yakalayabildiğim tek festivaldi ve neyse arkadaşlar, üzgün başladık işte. Çok pis içimde kaldı, yanan biletlerin parasını geçtim. Eğer o filmin dvdsi çıkmazsa daha da üzüleceğim. Gözlerim doldu şimdi yazınca anladım çok içimde kalmış. 

İstanbul günlükleri diye bir şey yazmayı planlıyorum yakın zamanda. Yorgunum şuan.
Onca film arasından iki tane seçtim, akşam olan filmin ucuz biletleri bitince, aynı fiyata sahip filmler arasından sabah olanını seçtim. Aldığımız biletler saat 11’de olan film içindi. 7:30’da 9 saatlik yoldan gelip iki saat yattım. Sağolsun cumartesi sabahında kadıköy trafiği ve rexx sinemalarının çok anlayışlı(!) yöneticleri ve festival sorumlusu bir süre geç geldiğimiz için almadı. Şu ana kadar yakalayabildiğim tek festivaldi ve neyse arkadaşlar, üzgün başladık işte. Çok pis içimde kaldı, yanan biletlerin parasını geçtim. Eğer o filmin dvdsi çıkmazsa daha da üzüleceğim. Gözlerim doldu şimdi yazınca anladım çok içimde kalmış. 



mevsiim:

Sana büyük caddelerin birinde rastlasam Elimi uzatsam tutsam götürsem Gözlerine baksam gözlerine konuşmasak Anlasan…
Gülten Akın

mevsiim:

Sana büyük caddelerin birinde rastlasam 
Elimi uzatsam tutsam götürsem 
Gözlerine baksam gözlerine konuşmasak 
Anlasan…

Gülten Akın



İstanbul’a hazırım! :)

İstanbul’a hazırım! :)



İyi niyetimden kaybettiğim şeylerde en çok kendime kızıyorum.



şunu köşemize koyalım.



Alper rende sen misin — Anonymous

O kişi kim bilmiyorum ve değilim. Nerden çıkardın bunu?



Ailecek #selfie 'ye bayılırız..

:)